Ana Sayfa
Cinsellik
Cinsel Takıntılar |
|
|
|
Cinsel takıntılar da dayanılmazı zor olan, büyük utanç ve acı
veren takıntılar arasındadır. Bazı kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda
hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir.
Zaman zaman hastalarımız yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odamıza
girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar: ‘Kızlarıma
tecavüz etmekten korkuyorum. Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse
kapılıyorum. Üç yaşındaki yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip
sertleşmediğini kontrol ediyorum.’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile
okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama seyrekliğine
indirirler, veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur
olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.
Dindar insanları cinsel takıntılar gelir, ibadet sırasında bulur hep. Tekbir
alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir.
Kitabın ilk bölümünde bahsi geçen Mehmet takıntılarından kurtulmak için hacca
gitmiş, ‘Kabe’nin duvarlarında adeta seks filmi oynuyor,’ demişti. Hıristiyan
kadınların kendilerini Hazret-i İsa ile cinsel ilişkide gördüklerine zaman zaman
rastlanır.
İnsanların cinsel organlarına bakma takıntılarına da çokça şahit oluruz.
Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin
kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu
kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa ‘hafifmeşrep’ damgası
yemekten büyük korku duyarlar.
Halbuki daha önce de belirttiğimiz gibi, obsesifler ahlaki kurallara katı
biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, ‘sapık’
olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. Bir
bayan hastamız ‘Erkeklere bakar, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil
olurum’ takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmiş, on adım ötedeki bakkala bile
gidemiyordu. Ailenin gazeteden deterjana kadar bütün ihtiyaçlarını kocası satın
alıyordu.
Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek
öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi. Acilen diyelim bir kibrit lazım
olduğunda, kocası da evde yoksa, evinin hemen önüne park ettiği arabasına
atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı,
çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta sonunda oturduğu
mahalleden taşınmıştı.
Eşcinsellik takıntıları da pek çok ‘normal’ erkeğin hayatını mahveden
takıntılardır. ‘Ben eşcinsel miyim?’ sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri
boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal
etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle
sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla,
tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden
gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. Eşcinsel görünce
yılan görmüş gibi paniğe kapılan, eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu’na
ayak basmamış hastalarımız vardır. |
 |
|
Önemli Uyarı :
Sitesindeki içerikler sadece bilgi
amaçlıdır, kişisel teşhis ya da tedavi
yönteminin seçimi için doğrudan
kullanılmamalıdır. Sitemizdeki içerik
kullanıcıyı bilgilendirmeye yönelik olarak
hazırlanmıştır, bu sitedeki bilgiler sizin
özel sağlık durumunuz için kullanılamaz.
Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine
başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin
değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. |
 |
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|