| |
Ana Sayfa Cinsellik
Cinselliğin Püf Noktaları |
|
|
| |
|
|
 |
İçimizi bir veriş, bir sunuş
kıvancıyla doldurabildiği gibi vermeye can
attığımız armağanları eşimize sunmaktan bizi
alıkoyan bir korku da yaratabilir.
Cinsellik bize, bir kendine güven duygusu da
verebilir; bizi sıkıntıya, kaygılara da
boğabilir. İstekle gerçekleşen bir cinsel
yaklaşım da vardır; çeşitli isteksizliklere
karşın cinsel ilişki kurmak da. Cinsellik
kişinin gururunu okşayan bir şey de
olabilir; kişiyi utançtan utanca sürükleyen
bir şey de! Cinsellik, yatağımızı her şeyin
ötesinde bir sevgiyle doldurabilir; suçluluk
duygusundan, korkudan, öfkeden doğan
yumruklarıyla sevgiyi yataktan da kovabilir.
Kendimize dikkatli bir gözle bakarsak,
geçirdiğimiz günün her saatiyle ilgili
duyguların cinsel birleşmeye yansıdığını
görürüz. Öğleden sonra yaptığımız, sonuçsuz
kalmış bir tartışma bizim cinsel birleşmeye
bir öfke tortusuyla yaklaşmamıza yol
açabilir. Ya da sabahleyin aldığımız bir
doğum günü armağanı, bir güzel dost mektubu,
pırıltısını ve sevincini o geceki cinsel
eylemimize katar. Öte yandan, evliliğin
başlangıcında ortaya çıkan ve yıllar boyu
sürüp giden anlaşmazlıkların kızgınlığı ve
hıncı ile bunların etkileri kolayca
hatırlanabilir. Oysa evlenmeden, hatta
birbirimizi tanımadan çok önceki yılların
birikimi olan birçok duyguların da
yatağımıza sızmakta olduğunu... bu eski
duyguların bugün hâlâ yaşama ve sevme
yöntemlerimize etki yaptığını kavrayıp
bunları ayrımlamak zordur.
Çocukluğumuzdan kalma duyguları, bilerek ya
da bilmeyerek, cinsel eyleme, eşimize
beslediğimiz sevgiye (ya da sevgisizliğe)
yansıtmamız kabildir. Örneğin sevginin
verilebilecek, inanılabilecek bir şey
olduğunu hissetmek gibi. Bu tür duygular
çocukluğumuzda ana babamızdan gördüğümüz
sevgiden kaynaklanır. Onlar bizden
karşılıksız, hiçbir şey beklemeden sıcak,
sağlam bir sevgi verebilmişlerse biz de
büyüyünce kurduğumuz yakın ilişkilerde köle
olmadan, kölelik beklemeden sıcak ve sağlam
bir sevgi göstermeyi başarabiliriz.
Çocukluktan kaynaklanan birçok duygu cinsel
yaşamda ve evlilikte başımıza irili ufaklı
dertler açar. Bu duygular şiddetle arzulayıp
elde edemediğimiz çeşitli doyumlarla ilgili
olabilir. Çocukluğumuzda yeterince sevilip
beğenilmemişsek yetişkinliğimizde kendine
güvenemeyen biri olup çıkabiliriz.
Çocuklukta son derece önemli olan sevilme
arzumuza kavuşamamışsak şimdi bize sunulan
sevgiye inanıp güvenmekte güçlük çekeriz.
Çocukluğumuzun korkuları da cinsel
yaşamımızı ve evliliğimizi etkileyebilir.
Bunlar, gerçek olayların doğurduğu korkular
olabildikleri gibi, çocukluk hayallerinin
yarattıktan da olabilir. Gözümüzde
canlandırdığımız dehşetli şeyler,
karabasanlar, ödümüzü koparan cezalar;
cinsellikle ilgili her şeyimize suçluluk ve
utanç gölgesi düşüren korkular; kendimize
olan güvenimizi sarsıp sevilmeye layık
olmadığımızı bize fısıldayan kuşkular, hep
bu çocukluktan kalan tortulardır.
Küçüklüğümüzde baş gösteren öfke ve hınçlar
da yetişkinlik yaşantımıza yansıyabilir.
Kardeşlerimize, annemize, babamıza
duyduğumuz kızgınlığı şimdi eşimizden
çıkartabiliriz. Bunun bilincinde değilizdir
belki de. Hatta o ilk öfkeleri çoktan
unutmuşuzdur. O öfke anlarında neler duyup
düşündüğümüz de belleğimizden iyice silinmiş
olabilir. Çoğumuzun anımsadığı, "Ben de
evden kaçarım o zaman pişman olurlar."
düşüncesidir. Çocukların öfke anlarında
düşledikleri renkli ve heyecanlı öç alma
yöntemleri gerçekleşmediği gibi anılardan da
çarçabuk silinir, gider. Ne var ki
bilinçaltında yaşarlar.
Böyle hayallerin yıllar yılı içimizde gizli
olarak yaşayabilmesi kimimize doğal,
kimimize ise garip gelecektir. Ne var ki
bunlar çoktan unutulmuş oldukları halde tam
cinsel ilişki sırasında dirilip bizimle
birlikte yatağa girebilirler. Bizimle
birlikte sofraya oturup eşimizle aramızdaki
bir metrelik mesafeyi birkaç kilometreye
çıkartabilirler. Ufacık bir kusur piresini
kocaman bir suç devesine dönüştürebilirler.
Kökü geçmişte olan bu tür duygular
bilinçdışı da olsalar cinsel eylemlerimiz
sırasında bizi rahatsız ederler.
Oysa biz burada, bugünü yaşamaktayız! Geri
dönüp her şeyi yeni baştan kurmamıza imkân
yoktur. Evliliğimiz çok eski de olsa, ancak
"bugün"le işe başlayabilir, onarımı ancak
"bugün"den başlatabiliriz. Geçmişteki
olayların üstünde durmanın en önemli yararı
"bugün"ümüze ve "yarın"larımıza ışık
tutmalarını sağlamaktır
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
Şehitler Ölmez
» Tüm Cep Mp3 Mustafa Yıldızdoğan içerikleri |
|
 |
Ağlamak Sırayla
» Tüm Cep Mp3 Gökhan Özen içerikleri |
|
 |
İndir
» Tüm Cep Mp3 Mustafa Sandal içerikleri |
|
 |
Yemin
» Tüm Cep Mp3 Yavuz Bingöl içerikleri |
|
|
|
|
 |
|
|
Magazin ve Medya
Medya dünyasından haberler ve aykırı yorumlar barındıran medya siteleri hakkında geniş bilgileri
|
|
İnternette Tv izle
Tv izle canlı tv izle kanal d show tv atv star trt internetten canlı televizyon izleme Canlı Tv
|
|
Oyun ve Eğlence
Popüler Oyun ve Eğlence Siteleri Oyun ve Eğlence,Oyun Siteleri - Online Oyunlar - Oyun Hileleri
|
|
Komik Videolar
Komik, eğlenceli, reklamlar, kamera şakaları, korku gerilim videoları
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|
|