İstanbul Bilgi Üniversitesi kurucuları, bilimsel ilerlemenin nihai amacının bireyin ve toplumun mutluluğu olduğu yaklaşımıyla, birbirinden farklı düşünce, inanç ve hayat biçimlerinin hoşgörü içinde yan yana yaşadığı, evrensel değerlerle donanmış, toplumun her kesimiyle kuvvetli bağları olan kültürel ve bilimsel bir ortam oluşturmayı hedefleyerek yola çıktılar.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, bu doğrultuda, 'bilgi'nin egemen olduğu, şeffaflığı ve bilgiye erişmenin 'temel hak' kabul edildiği 21. yüzyıl toplumuna özgürlükçü, yaratıcı, entelektüel merak sahibi ve girişimci bireyler yetiştirmeyi amaçlar.
Üniversite, kurum çatısı altındaki öğrenci ve akademisyenlerin 'birlikte öğrenme ve üretme' sürecinin uluslararası kalite ve standartlarda en üst noktaya ulaşmasını sağlamaktan, öğrencilerin sağlam bir formasyona sahip, çok boyutlu düşünebilen ve beşeri becerileri yüksek bireyler olarak yetişmelerinden birinci derecede sorumludur.